Meme küçültme ameliyatının sonuçları genellikle uzun süre kalıcıdır; ancak ameliyattan sonra memelerin yaşam boyunca aynı boyut ve biçimde kalacağı garanti edilemez. Ameliyat sırasında memedeki fazla deri, yağ dokusu ve glandüler doku belirli ölçüde çıkarılır, kalan meme dokusu ise daha küçük ve dik bir görünüm oluşturacak şekilde yeniden şekillendirilir. Çıkarılan dokunun ameliyattan önceki hâliyle yeniden oluşması beklenmez. Bununla birlikte memede kalan yağ ve süt bezi dokusu vücuttaki değişimlere karşı duyarlılığını sürdürür. Kilo alımı, gebelik, hormonal değişiklikler, bazı ilaç veya hormon tedavileri, yaşlanma ve kişisel doku özellikleri zaman içinde meme hacmini ve şeklini değiştirebilir. Bu nedenle ameliyat sonrasında meydana gelen büyüme, çoğunlukla çıkarılan dokunun “geri gelmesi” değil, memede bırakılan dokuların hacim kazanmasıdır. Meme küçültme ameliyatının uzun süreli sonuçları üzerinde yaşlanma, kilo dalgalanmaları, hormonal faktörler ve yer çekiminin etkili olabileceği belirtilmektedir.
Ameliyatın hemen ardından memelerin beklenenden büyük, gergin veya asimetrik görünmesi ise her zaman yeniden büyüme anlamına gelmez. Cerrahi işlemden sonra oluşan ödem, dokulardaki sıvı birikimi ve iyileşme süreci memelerin bir süre daha dolgun görünmesine neden olabilir. Şişliğin tamamen azalması ve memelerin son biçimine yaklaşması birkaç ay sürebilir. Bu nedenle ameliyat sonucu genellikle erken dönemde değil, iyileşme tamamlandıktan sonra değerlendirilir. Yıllar içinde her iki memede yavaş ve benzer biçimde gelişen hacim artışı kilo veya hormonal değişimlerle ilişkili olabilirken, tek memede aniden oluşan büyüme, belirgin sertlik, kızarıklık, ısı artışı, şiddetli ağrı ya da akıntı normal bir hacim değişikliği olarak kabul edilmemelidir. Böyle bir durumda enfeksiyon, kan veya sıvı birikimi ve meme dokusunu etkileyen diğer durumların dışlanması için cerraha ya da ilgili hekime başvurulmalıdır. Meme küçültme sonuçları uzun süre devam edebilse de yaşlanma, gebelik ve kilo değişiklikleri meme boyutunu ve şeklini yeniden etkileyebilir.
Meme Küçültme Ameliyatından Sonra Kilo Alınca Meme Büyür mü?
Meme küçültme ameliyatından sonra belirgin miktarda kilo alınması, memelerin yeniden büyümesine veya daha dolgun görünmesine neden olabilir. Bunun nedeni meme dokusunun yalnızca süt bezlerinden oluşmaması, önemli miktarda yağ dokusu da içermesidir. Ameliyat sırasında memedeki yağ ve glandüler dokunun bir bölümü çıkarılsa da memede yaşamını sürdüren yağ hücreleri bulunur. Vücut ağırlığı arttığında bu yağ hücrelerinin hacmi de büyüyebilir ve memenin toplam hacminde artış meydana gelebilir. Ancak alınan her kilo memelere aynı oranda yansımaz. Yağ dağılımı genetik yapı, yaş, hormonal durum, vücut tipi ve memedeki yağ dokusu oranına göre kişiden kişiye değişir. Bazı kişiler kilo aldığında meme hacminde belirgin bir değişiklik fark ederken bazı kişilerde kilo artışı daha çok karın, kalça veya bacak bölgesinde görülebilir. Bu nedenle ameliyat sonrasında belirli miktarda kilo almanın memeyi kesin olarak kaç beden büyüteceğini önceden hesaplamak mümkün değildir. Meme şekli ve boyutunun kilo değişikliklerinden etkilenebileceği, güvenilir hasta bilgilendirme kaynaklarında da açıkça belirtilmektedir.
Kilo artışı yalnızca meme hacmini artırmakla kalmayabilir; ciltte ve memeyi taşıyan destekleyici dokularda yeniden gerilmeye de yol açabilir. Daha sonra fazla kiloların verilmesi hâlinde meme içindeki yağ hacmi azalabilir, ancak genişlemiş olan deri her zaman tamamen toparlanmayabilir. Bu durum memelerde boşalma, yumuşama veya sarkmanın daha belirgin hâle gelmesine neden olabilir. Bu nedenle ameliyatın mümkün olduğunca sabit ve sürdürülebilir bir vücut ağırlığında yapılması, elde edilen sonucun korunmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte ameliyattan sonra küçük kilo değişikliklerinin sonucu mutlaka bozacağı söylenemez; asıl etkilenme ihtimali belirgin veya tekrarlayan kilo dalgalanmalarında artar. Meme hacminde değişiklik fark eden kişinin yalnızca tartıdaki sayıya bakması yeterli değildir. Değişikliğin iki memede benzer olup olmadığı, ne kadar sürede geliştiği ve ağrı, sertlik, akıntı veya cilt değişikliği gibi başka belirtilerin bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir. Kilo değişimleri önceki meme küçültme ameliyatının sonucunu değiştirebilen faktörler arasında kabul edilmektedir.
Hamilelik Sonrası Küçültülen Memeler Tekrar Büyür mü?
Meme küçültme ameliyatından sonra hamile kalındığında memeler yeniden büyüyebilir. Gebelik sırasında östrojen, progesteron ve prolaktin gibi hormonların etkisiyle memede kalan glandüler dokuda değişiklikler meydana gelir; süt üretimine hazırlanan lobül ve kanallarda gelişme olur, kanlanma artar ve meme hacmi büyüyebilir. Meme küçültme ameliyatı bu fizyolojik yanıtı tamamen ortadan kaldırmaz çünkü ameliyat sonrasında memede yağ dokusunun yanı sıra canlı glandüler doku da bırakılır. Gebelikte yaşanan büyümenin derecesi her kişide aynı değildir. Ameliyatta kullanılan teknik, çıkarılan doku miktarı, memede kalan süt bezi dokusu, gebelik öncesindeki meme yapısı, gebelik sırasında alınan kilo ve kişinin hormonal özellikleri değişimin boyutunu etkileyebilir. Bazı kişilerde meme hacmi sınırlı ölçüde artarken bazı kişilerde daha belirgin büyüme, gerginlik ve meme derisinde genişleme görülebilir. Gebelik sırasında memelerin büyümesi normal bir fizyolojik değişikliktir ve daha önce meme küçültme ameliyatı geçirilmiş olması bu değişimin hiç yaşanmayacağı anlamına gelmez.
Doğumdan ve emzirme döneminden sonra memelerin ne ölçüde küçüleceğini önceden kesin olarak belirlemek mümkün değildir. Gebelikte artan hacim doğum sonrasında azalabilir; ancak meme derisi ve destekleyici dokular yeterince toparlanmazsa memeler ameliyat öncesindeki kadar büyük olmasa bile daha gevşek, boşalmış veya sarkmış görünebilir. Bazı kişilerde ise gebelikte alınan kiloların kalıcı olması ve meme dokusunun hacmini koruması nedeniyle ameliyat sonrasına kıyasla daha büyük bir meme yapısı devam edebilir. Bu değişimler iki memede tamamen eşit olmayabilir ve mevcut asimetri daha görünür hâle gelebilir. Gelecekte gebelik planlayan kişilerde ameliyat zamanlaması bu nedenle plastik cerrahla ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir. Gebelik, ameliyatın yapılmasına mutlak bir engel değildir; ancak gebelikte oluşabilecek hacim ve cilt değişikliklerinin cerrahi sonucu değiştirebileceği bilinmelidir. Hamilelik sonrasında yeniden ameliyat gerekip gerekmediği ise doğumdan hemen sonra değil, emzirme tamamlandıktan, hormonlar dengelendikten ve vücut ağırlığı sabitlendikten sonra yapılacak kişisel değerlendirmeyle belirlenir.
Meme Küçültme Ameliyatından Sonra Memeler Tekrar Sarkar mı?
Meme küçültme ameliyatı sırasında yalnızca meme hacmi azaltılmaz; fazla deri çıkarılır, kalan dokular yeniden şekillendirilir ve meme başı daha uygun bir konuma taşınır. Bu nedenle ameliyat sonrasında memeler genellikle daha küçük, hafif ve dik bir görünüm kazanır. Ancak cerrahi işlem doğal yaşlanma sürecini, cildin zamanla elastikiyet kaybetmesini veya yer çekiminin etkisini durdurmaz. Yıllar geçtikçe meme derisi ve destekleyici bağ dokuları gevşeyebilir, meme dokusu aşağı doğru yer değiştirebilir ve meme başının konumu yeniden değişebilir. Sarkmanın ne kadar sürede ve hangi ölçüde gelişeceği; yaş, genetik yapı, cilt kalitesi, memede bırakılan doku miktarı, meme ağırlığı, hormonal değişiklikler, gebelik ve kilo dalgalanmaları gibi çok sayıda faktöre bağlıdır. Ameliyat sonrasında memelerin zaman içinde bir miktar doğal olarak aşağı yerleşmesi beklenebilir. Bu değişiklik, her zaman ameliyat sonucunun başarısız olduğu veya memelerin ameliyat öncesindeki görünümüne tamamen döneceği anlamına gelmez.
Belirgin kilo alıp verme, gebelikte memelerin genişlemesi ve cilt elastikiyetinin zayıf olması yeniden sarkma ihtimalini artırabilir. Özellikle kilo alımıyla ağırlaşan meme dokusu deriyi gerebilir; daha sonra kilo verildiğinde hacim azalmasına rağmen genişleyen deri yeterince toparlanmayabilir. Çok büyük ve ağır memelerde, ameliyattan sonra bırakılması gereken doku miktarı da uzun vadede aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Buna karşılık vücut ağırlığının mümkün olduğunca sabit tutulması ve cerrahın iyileşme dönemine ilişkin önerilerine uyulması, sonucun daha uzun süre korunmasına katkıda bulunabilir; ancak hiçbir yöntem yaşlanmayı veya yer çekimini tamamen engelleyemez. Yıllar sonra gelişen hafif sarkma yalnızca takip edilebilirken belirgin şekil değişikliği, yeniden büyüme veya fiziksel yakınmaların geri dönmesi durumunda ikinci bir düzeltme ameliyatı değerlendirilebilir. Böyle bir ameliyatın gerekliliği yalnızca görünüşe bakılarak değil; mevcut doku yapısı, eski ameliyat izleri, meme başının kanlanması, kişinin genel sağlığı ve hedefleri birlikte incelenerek belirlenmelidir.
