Meme büyütme ameliyatı geçirmiş kişiler mamografi yaptırabilir; implant varlığı bu taramanın önünde kesin bir engel oluşturmaz. Ancak bu süreçte bazı önemli noktaların göz önünde bulundurulması gerekir. Her şeyden önce mamografi randevusu alınırken radyoloji merkezine implant varlığının mutlaka bildirilmesi gerekir. Bu bildirim, teknisyenin doğru pozisyonlama tekniğini seçmesine ve meme dokusunun mümkün olan en geniş alanını görüntüleyecek ek çekimler planlamasına olanak tanır. Implant varlığından habersiz yapılan standart bir mamografide meme dokusunun önemli bir kısmı görüntü dışında kalabileceğinden taramanın etkinliği ciddi ölçüde azalabilir.
Amerikan Radyoloji Koleji ve dünya genelindeki onkoloji kuruluşları, implantlı hastalara yönelik özel bir mamografi protokolü olan Eklund tekniğini önermektedir. Bu teknikte teknisyen, her meme için standart görüntülere ek olarak implantı geriye doğru iterek meme dokusunu öne çektiği dört ek çekim daha alır. Bu yöntem sayesinde implantın arkasında kalan doku da görüntü alanına dahil edilir ve tarama kapsamı önemli ölçüde genişler. Meme büyütme ameliyatı geçirmiş kişilerin kanser tarama programlarını aksatmaması, düzenli aralıklarla mamografi yaptırmaya devam etmesi ve gerektiğinde ek görüntüleme yöntemlerine başvurulması büyük önem taşır.
Meme Protezi Mamografi Sonucunu Etkiler Mi?
Meme protezi, mamografi görüntülerinin yorumlanmasını belirli ölçüde güçleştirebilir. Silikon ve tuzlu su doldurulan protezler X-ışınlarını yoğun biçimde tuttuğundan protezin arkasında kalan meme dokusu standart çekimlerde tam olarak seçilemeyebilir. Bu durum meme dokusunun yüzde yirmisi ile yüzde yirmi beşinin değerlendirme dışında kalmasına yol açabilir; bu oran implantın konumuna, boyutuna ve kişinin kendi meme dokusunun yoğunluğuna göre değişkenlik gösterir. Kas altına yerleştirilen implantlarda meme dokusu görüntüsü kas üstü yerleştirmeye kıyasla görece daha az engellenir; dolayısıyla protezin cerrahi sırasında yerleştirildiği düzlem de görüntüleme kalitesini doğrudan etkileyen bir faktördür.
Bu kısıtlılığı telafi etmek amacıyla radyologlar mamografinin yanı sıra ek görüntüleme yöntemlerine başvurabilir. Meme ultrasonografisi, özellikle yoğun dokuya sahip hastalarda mamografinin tamamlayıcısı olarak kullanılır. Meme MR görüntülemesi ise implant bütünlüğünü değerlendirmek ve mamografide net seçilemeyen dokuları incelemek açısından altın standart kabul edilmektedir. Öte yandan tomotsentez olarak da bilinen üç boyutlu dijital mamografi, implantlı hastalarda daha geniş açılardan alınan görüntüler sunarak tanı doğruluğunu artıran bir diğer önemli seçenektir. Bu nedenle implantlı hastalarda tarama yöntemi kişiye özel belirlenmeli, gerektiğinde birden fazla görüntüleme tekniği bir arada kullanılmalıdır.
Mamografi Sırasında Meme Protezi Zarar Görür Mü?
Mamografi sırasında uygulanan baskı, pek çok hastanın aklında ciddi bir endişe kaynağı oluşturur; ancak modern silikon jel ve tuzlu su protezleri, standart mamografi baskısına dayanabilecek şekilde üretilmektedir. Mamografi cihazı memeyi belirli bir basınçla sıkıştırır; bu baskı görüntü kalitesini artırmak ve radyasyon dozunu azaltmak amacıyla gereklidir. Sağlıklı ve bütünlüğü korunmuş bir protez, rutin mamografi basıncından zarar görmez. Dünya genelinde milyonlarca implantlı hastada uygulanan mamografi deneyimleri de bu güvenliği klinik olarak desteklemektedir; mamografi basıncının sağlam bir protezi yırtacak ya da patlatacak düzeyde olmadığı bilimsel olarak doğrulanmış bir olgudur.
Bununla birlikte bazı özel durumlar dikkat gerektirmektedir. Kapsül kontraktürü gelişmiş, yani implant çevresindeki fibröz dokunun sertleşip sıkıştırdığı vakalarda mamografi sırasında hissedilen rahatsızlık belirgin biçimde artabilir ve bu durum işlemi güçleştirebilir. Ayrıca üreticinin garantisini aşmış, eskimiş ya da daha önce herhangi bir hasar gördüğü bilinen implantlarda mamografi öncesinde radyologla ayrıntılı bilgi paylaşımı yapılması önerilir. Yırtık ya da sızıntı şüphesi taşıyan implantlarda ise mamografi yerine meme MR görüntülemesi öncelikli tercih olmalıdır; zira MR hem implant bütünlüğünü hem de meme dokusunu çok daha kapsamlı biçimde değerlendirme olanağı sunar.
Meme Protezi Olan Kişilerde Mamografi Zor Mudur?
Implant varlığı mamografiyi teknik açıdan daha zorlu bir işlem haline getirir; ancak bu güçlük deneyimli bir teknisyen ve uygun protokolle büyük ölçüde aşılabilir. Standart mamografide iki farklı açıdan alınan dört görüntü yeterliyken implantlı hastalarda bu sayı, Eklund tekniğiyle alınan ek çekimler dahil sekize kadar çıkabilir. Bu durum işlem süresini uzatır ve bazı hastalarda daha fazla rahatsızlık hissine yol açabilir. Ayrıca implantın konumu, boyutu ve kişinin doğal meme dokusu miktarı; görüntüleme sürecinin ne ölçüde karmaşık olacağını belirleyen başlıca değişkenlerdir.
